Çevik Dönüşümü İçselleştirmek: Teori Neden Yetmiyor?
Çevik dönüşüm bilgi değil refleks gerektirir. Ters pedal bisiklet örneğiyle içselleştirme sürecini anlatan, pratik + tekrar + zaman formülü.
Çevik dönüşüm Türkiye'de de hızla popülerleşti. Ancak çeviklik; okuyarak, satın alarak ya da birkaç workshop ile "olunan" bir şey değil. Asıl soru şu:
Yeni bir düşünce yapısı gerçekten nasıl içselleştirilir?
Ters Pedal Bisiklet: Teori Neden Yetmiyor?
Bu konuyu en iyi anlatan örneklerden biri, Smarter Every Day kanalındaki "The Backwards Brain Bicycle" videosu. Videoda, çocukken öğrendiğimiz bisiklet sürme becerisine küçük bir müdahale yapılıyor: gidon sağa dönünce tekerlek sola, sola dönünce sağa kırıyor.
İlginç olan şu: Herkes "mantığı" hemen anlıyor ama kimse süremiyor. Çünkü bisiklet sürmek sadece bilgi değil; refleks. Refleks ise anlatılarak değil, tekrar ederek yazılıyor.
Videodan Çıkan İki Kritik Ders
- Şartlar değiştiğinde teori yetmez. Yeni koşullara uyum, deneme–yanılma ve pratik gerektirir.
- İçselleştirme zaman ister. Bilmek hızlıdır; alışmak ve yapabilmek daha uzun sürer.
Videodaki kişi, bisikletin "nasıl çalıştığını" biliyor. Hatta farkı da çok net. Buna rağmen ancak aylar süren tekrar sonrası yeni bisikleti sürebilir hale geliyor. Çünkü beyin, eski alışkanlığı bırakıp yenisini yazmak için zamana ve düzenli tekrar disiplinine ihtiyaç duyuyor.
Çevik Dönüşümle Bağlantı: Bilgi ≠ İçselleştirme
Aynı durum çevik dönüşümde de yaşanıyor. Scrum'ı okumak, Agile'ı anlatan slaytlar izlemek, sertifika almak… bunlar değerli ama tek başına yeterli değil. Çeviklik bir "bilgi seti" değil, davranış seti.
Bu yüzden dönüşümün gerçek testi şudur:
Günlük karar anında ne yapıyoruz?
Toplantıda, kriz anında, çatışmada, plan bozulduğunda… reflekslerimiz değişti mi? Eğer değişmediyse "öğrenmiş" olabiliriz ama "dönüşmüş" olmayız.
Kısa bir çerçeve: Öğrenmek hızla olur. İçselleştirmek ise pratik + tekrar + zaman ister.
Neden Kurumsalda Daha Zor?
Videoda dikkat çeken bir detay daha var: Çocuk, yetişkine göre daha hızlı adapte oluyor. Kurumsal dünyaya uyarlarsak; köklü şirketlerin alışkanlıkları daha yerleşik olduğu için yeni düşünce yapısını "refleks" seviyesine taşımak daha uzun sürüyor.
Bu noktada gerçekçi olmak gerek: Çevik dönüşüm, "planlanan tarihte biten proje" gibi ele alınırsa çoğunlukla hayal kırıklığı yaratır. Çünkü hedef; süreçleri değil, alışkanlıkları değiştirmektir.
Sonuç
Çevik dönüşüm, yeni kurallar öğrenmekten çok daha fazlası: yeni bir düşünce ve davranış yapısını deneyimleyerek içselleştirme süreci.
Eski reflekslerin yerine yenilerini koymak ise "doğru sunum"la değil; yeterli tekrar ve yeterli zaman harcayarak mümkün.
Kültür Kazanır: Sahadan Ofise Çeviklik
Mikro yönetim, rapor takıntısı ve güven eksikliğini sahadan okuyun. Futbol sahasındaki dinamikler ile iş dünyasındaki kontrol refleksini paralel bir anlatımla keşfedin.
Kimler için?
Scrum Master, Agile Coach, Product Owner, Team Lead, Engineering Manager
Türkçe e-kitap